Yas mı Depresyon mu?
- Bilsev karkiner
- 19 Şub 2022
- 2 dakikada okunur

Yas ve majör depresyon en çok karıştırılan ama arasında farklar olan iki kavram. Bunun en büyük nedeni toplumda hem yas hem de depresyon için belli kalıp yargıların olması. Mesela yargılardan bazıları; yasın sadece birini kaybettiğinde yaşandığı, herkesin yas süreçlerinde aynı şeyleri yapması gerektiği ya da her mod düşüklüğünün depresyonla karıştırılması gibi.
Peki nedir bu depresyon ve yas?
Depresyon, uzun bir süre devam eden mutsuzluk, umutsuzluk, fiziksel olarak değişikliklerin olduğu (uyku ve iştah değişikliği ya da yorgunluk), hayattan keyif almama halidir ama birinin depresyon tanısı alabilmesi için DSM-5’te tanımlanan tanı kriterlerinin en az beşini taşıması ve sürenin en az iki hafta olması gerekir. Yani her mutsuz olduğumuzda ya da keyifsiz olduğumuzda depresyonda değiliz. Bazen mutsuz olmak, modunuz da değişiklikler olması normal ve hayat akışında olağan bir durumdur.
Yas ise, bir kayıp sonrası ortaya çıkan uzun süreli ve yoğun bir şekilde seyreden acıdır. Kayıp dediğimiz şey sadece birinin kaybı değil; bir sağlık kaybı, iş kaybı, ayrılık, emeklilik vb. olabilir. Yani hayatımızdaki kayıplardan ötürü yas sürecine girebiliriz ama bu depresyon değildir.
Yas ve majör depresyon arasındaki farklar;
Yasta odaklanılan duygu kayıp ya da boşluk duygusu iken depresyonda mutsuzluk, çökkünlük ya da hayattan keyif alamamadır.
Yastaki derin hüzün ve huzursuzluk hali haftalar içinde kaybolma eğilimi gösterirken, depresyonda tam tersi artma eğilimindedir.
Yasta acıya olumlu duygular eşlik edebilir. Geçmişteki güzel anıları hatırlama ya da bir ölüm varsa ölen kişi ile ilgili güzel anılar acıya eşlik edebilir.
Depresyonda düşünme biçimi kendini eleştirme, olumsuz düşünceler iken, yasta kayıp ile ilgili takıntılı düşünme şeklindedir.
Yasta genellikle öz saygı korunurken, depresyonda değersizlik duygusu çok fazladır.
Eğer ölen biri için yas tutuluyorsa, ölen kişiye kavuşma için yaşamına son verme düşünceleri ortaya çıkar ama depresyonda değersizlik duygusu ve yaşamayı haketmediği düşüncesi nedenleriyle intihar düşüncesi oluşur.
Hasin, D. S., O’brien, C. P., Auriacombe, M., Borges, G., Bucholz, K., Budney, A., ... & Grant, B. F. (2013). DSM-5 criteria for substance use disorders: recommendations and rationale. American Journal of Psychiatry, 170(8), 834-851.
Kübler-Ross, E., & Kessler, D. (2005). On grief and grieving: Finding the meaning of grief through the five stages of loss. Simon and Schuster.



Yorumlar